Uğur TARIMAN
TEL - TEL 1 Ekim 2019
Tarih : 2019.10.01  09:25:51

ENGELLİ OLMAK BAŞARIYA ENGEL DEĞİL… Çok hoşuma giden bu sözün sahibi Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı’ya ait… Evet sayın YAZICI  bu sözünüzü sonuna kadar katılıyorum… Engelli olup bir yerlere atanan ya da seçilenler arasında engelli olanlar var, ama bunlar arasında başarıya gidebilmek için çaba yok. İşin kötü tarafı bu… Bu başarıyı zul zannedenlerin tedavi altına alınmaları gerekiyor değil mi ya…

Son  YILLARDA ülkemizde, seçilmiş ya da atanmış o kadar çok engelli var ama, bunlar için başarı önde değil, oturtulduğu koltuklar önemli. Ne yazık ki bundan dolayı, başarısızlıklar aldı başını gitti gidiyor gibi. Yani o masalar o koltuklar k..larının altından gitmesin diye her türlü yağdanlığı  kullanmaktalar.

Engelli sözü birkaç dilime ayrılır bildiğiniz gibi… Yürüme engelli, görme engelli, işitme engelli v.s gibi. Tehlikeli olan mürekkep yalamış ama,  mürekkebi  ıstakoz zannetmeye devam edenlerdir… Ve bu yüzden ülke eski İstanbul Tramvayları gibi DİGİNA DUGUNA yürümekteler…

Geçenlerde  sosyal medyada, Efsane  Başkanın yapamadığını falanca yaptı, yaptırdı v.s gibi bir yazı çıkmıştı. Bu yazıyı okuyunca, kim bilir kim  yazdı falan diye düşünmüştüm… Aaa bi baktım Pazar akşamı aynı  konuyu diline dolayan biri  ekranda röportaj veriyor… İşte o yazının menbaı ortaya çıktı… Yazık...

Başarılı olmaya engel olan engellilik değil yani… Nice engelli var mesela, STEPHAN HAWKİNG… Fizik ve Matematik Prof’u… Bu konuyu fazla deşersem klavyenin ayarını bozacağım, neme lazım….!

*********

YANDAŞ… Yani birinin ya da bir fikrin düzeyli olup olmadığına bakmadan onun yalakası olmak. Ne yazık ki bu hastalık, yazılı ve görsel basında  bulaşıcı bir hastalık haline geldi. Sözün özü, PARALI  yayın.

Siparişli sorular… Siparişli açıklamalar… Ve bunun adına gazetecilik deniyor. Günümüzde ENGELLİ  gazetecilik dense daha iyi olur gibime geliyor…                                 

********

POLİSE KAFA TUTANLAR TUTUKLANDI

29 EYLÜL Pazar günü Sözcü gazetesinde Saygı Öztürk  aynı konuda çok enteresan bir hukuk problemini, yer, mekan ve isimleriyle yazmış. Bir şahıs kendisini yakalayan polislere “sizin ananızı   s…..keyim, sizi yaşatmayacağım” diyor… Yazı uzun ben sadece suçu ve verilen ceza kısmını aktarıyorum. Netce itibariyle bu şahıs beraat ediyor (istinaf mahkemesine kadar intikal ediyor)… 8/10 devlet memurunun önünde cereyan eden bu olay sonrası, beraat verilirse Balıkesir’de  polise kafa tutanlar gibi olaylar çoğalacaktır. YARGI reformu… Önce reformun kan grubunu öğrenmek gerekir…

Fransızca’da reformedir… Biçim vermek-İslah etmek

Yargıda reform… Apar topar yapılan bir düzeltme, bir ıslah, bir biçimlendirme. Ancak bunların en önünde gelmesi gereken DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜDÜR. Bu unsur batı formatı gibi açık ve net olarak ifade ve  uygulama olmadığı sürece REFORM= Islah edilemez…

********

VİZESİZ GİREN ÖKÜZLER !... Büyükbaş hayvan ithalatımızın kapılarını açmıştık ya… Bu bağlamda önüne gelen hayvan ithalinden köşeyi dönmüştü. Bunlar yasal yollardan ithal eden iş kesimi. Bir de gayri resmi yollardan VİZE ! alarak giren ÖKÜZLER   varmış… Vay öküz vay… Peki bu öküzcükler başlarını sallaya sallaya giriyorlar da , VİZEYİ  veren  SIĞIRLAR  nasıl vize damgasını vuruyorlar? Sayıları az buz değil  13 bin 450…Öküz başına çorba kaç para? Bunun hesabını soranı neden yok… Yoksa vizenin mührü teee yukarılardan mı onaylanıyor?  Üstüne üstlük bu vizesiz giren öküzler! Girdikten birkaç gün sonra MEFTA  olmuşlar. Yani hastaymışlar sanki tedavi olmaya gelmişler…

Ülkemiz son 10 yılda, yol geçenin hanı oldu… Neredeyse 5 yıldızlı otellere ahır yapıp, konaklama hizmeti vereceğiz. Her şey dahil sistemiyle. Suriye’lere verdiğimiz hizmet gibi…

*******

HÜSEYİN ACAR… Eski İLÇE   TARIM MÜDÜRÜ. Çok iyi dostum. Dün depremle ilgili kısa kısa bilgeler açıkladı.

-Karıncalar diyor… Depremi önceden hisseden bu minik yaratıklar, toprağın dibinden çıkıp, binaların en üst katlarına kadar çıkarlar

-Martılar depremden birkaç gün önce, denizi terk edip evlerin damlarına konarlar ve depremin geleceği yöne dönük olarak otururlar. Depremden bir saat önce de yüksek sesle bağırarak çatılardan havalanırlar. Deprem bilimcilerin bilemediklerini bazı hayvanlar çok önceden sezinliyorlar… Tecrübeler sabittir bu bulgular diye noktalamış… Anlayana davul saz…

Deprem dedim de tekraren yazayım dedim. Akçay’ın eski belediye binası (mal sahibi TEKEL genel müdürlüğü) bu binanın ön duvarında küçük hiç dikkat çekmeyen bir tabela var. Birkaç gün öncede yazmıştım “DEPREMDE TOPLANMA ALANI” yazıyor… Bu binanın önü, daracık bir cadde, karşısında Tansoy İlkokulu var… Kordona 50 metre… KORDONA BÜYÜK BİR TABELA KONSA OLMUYOR MU?

Belediye binasını sığınma yeri olarak  zannedenler bu küçük binaya mı sığınacaklar?  Martı kadar zihinleri çalışmayanlara kendimizi teslim etmişiz…!

********

MUHARREM ERTAŞ… Yıllardır tanıdığım bir dost… Mesleği  PROTEZ UZMANI. Ama  ben ona DİŞ HEYKELTRAŞI  diyorum… Mubarek sanki  RODİN… iş heykeltıraşı…Dostluğum var diye köşeme almadım. Ama ağız insanlar için son derece önemli bir organ… Diş sağlığın  anahtarı… Hazmedilmeyen gıdalar bedende birçok arızalara neden olmakta… Muharrem,  bir damak yapmak için 3/5 model  yapıp, elinde bir sanat yaratıyor… Edremit halkı bu konuda çok şanslı. Emekli cenneti ilçemizde her üç kişiden  biri dişlerinden dertli… Diş heykeltıraşı Muharrem’e giderken gençlik fotonuzu da götürün sizi o yaşlara döndürsün…

*********

29 EYLÜL DÜNYA KALP GÜNÜYDÜ…  Oysa biz her gün yürek dayanmaz olaylar yaşayan bir ülke haline  geldik. Ufacık bebelere tecavüz, ufacık bebeleri öldürme, ufacık bebeleri cami duvarına bırakma. Karısını 25/30 yerinden delik deşik etmek… Bu ve onlarca yürek dayanmaz olaylar.

Dünya Sağlık örgütü Türk insanına, “DÜNYA KALP ÖDÜLÜ” vermeli…

Gözünüzün içine baka baka yalan söyleyenlere söyleyecek söz bulamamayı da ilave etmek gerekir.

Birde, kalp, doktorlarının sağlıklı kalp için önerileri var sık sık yazılan çizilenlerin arasında. Ne yemeli, ne içmeli? İstediğin kadar öğüt verin be hocalar. Mideden önce kafa gelir, kafa… Kafa sağlıklı ise mide ama öyle ama böyle dolar. Sizin verdiğiniz öneriler bile insanların kafasını bozan şeyler. İnsanların gelir düzeylerini yaşam koşullarını kenara bırakarak  yeme içme öğüdü vermek kolay… DÜNYA KALP  gününüzü geçte olsa kutlayayım dedim… Sağlam kalp sağlam kafada bulunur.

********

DÜNYA ŞİZOFRENİ GÜNÜ NE ZAMAN ACEP?  Yüzün üstünde çeşidi olan bu hastalığın günü neden yok? Kalbin, gözün günü oluyor da beynin neden yok. Son 10 yılda Türkiye’de işlenen cinayetlerin abuk sabuklukların ana temeli bu hastalık. Geçmişte bile dünya insanlarının kullandıkları icad edenleri arasında şizofreni hastası listesini daha önce yazmıştım…Hatta  Türkiye’de iki ruh ve sinir hastalıkları hastanesi artık yetmiyor, hatta gezici diş taraması,  v.s gibi hastalıkların taraması yapılırken bu hastalığın tehlikesi çok büyük boyutlara ulaşmasına rağmen tedbir neden alınmıyor diye de notlar yazmıştım…Yalan, dolan, hayal, şiddet, ne ararsanız üzerinde olan binlerce insan var. Hatta Sağlık Bakanlığı 2 ay önce  500 bin şizofren hastası olduğunu açıkladı ama ne gibi tedbirler düşünüldüğünü deklare etmedi… Tehlike çok büyük…

*********

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİ  YER

“Doğmayan tüp bebek için usulsüz para ödenmiş”

By: gazeteler

Bizden not. Diyom size, anlatamıyom, elimiz arkamızda

Gezmeliyiz gari  diye…

********

ÇÜŞ

Çocuk istismarı 6 yılda patladı. Adli tıp kayıtları diyor

Ben demiyorum… Bunun seksüel ayağı kimler? Hadi size kıyak bir soru…

………………………………

BÜYÜTEÇ

Edremit’e, ÇEVRE TEMİZLİĞİ ÖDÜLÜ verilmeli. Ödül verilsin ki neden bu ödül bana verildi diye düşünülsün.

……………………………………..

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar

ATASÖZÜ

 

55 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları