MEKÂNLAR İNSANLARLA GÜZELDİR !
Tarih : 2020.05.10  16:23:46

Bu söze her zaman gönülden inanmışımdır.

Bulunduğunuz veya yaşadığınız yerde,  yanınızda o güzelliği, o anı sizinle paylaşacak dostlarınız, arkadaşlarınız veya sevdikleriniz yoksa eğer, bir şeylerin eksik olduğunu hemen fark edersiniz.

Maalesef bu yıl dünyanın başına musallat olan Koronavirüs belâsı yüzünden bu duyguyu insanlık olarak birkaç aydır yaşıyoruz ve alınan tedbirler neticesinde galiba bu zorlu süreci bir müddet daha yaşayacağız gibi görünüyor.

Şehirlerin, sokakların, caddelerin, parkların sinir bozucu sessizliği, işletmelerin kapalı oluşu, arkadaşlarınız, dostlarınızla oturup demli birer çay içememeniz, sohbet etmemeniz, geçim derdine düşen insanların güç koşulları hepimizi gerçekten çok yıprattı.

Peki bu olağanüstü durum sadece insanları mı etkiledi? Tabii ki hayır! 

Buna en iyi örnek, bu sabah Edremit Belediyesi "Faruk Serpil Parkı" içinden geçerken hissettiğim duygular, gördüğüm hüzünlü durumdu.

Sizlere de anlatayım;

Elimde şemsiye ile hızlı adımlarla parkın içinde yol alırken sanki Sait Faik'in "Hişt, hişt" öyküsünün başka bir şeklini yaşadım.

Belki, parkta bulunan ağacından gülüne, serçesinden bülbülüne kadar tüm güzellikler bana "Hişt, hişt" diye lâf atmıyorlardı ama yanlarından geçerken "Bak biz sizler için buradayız, neden parka gelmiyorsunuz, nerelerdesiniz, bizi sevmiyor musunuz artık?" dercesine sorgulayan gözlerle hüzünlü bir biçimde bana bakıyorlardı.

Onlara nasıl anlatabilirdim ki başımıza gelen Virüs belâsını, insanların "Can Pazarı"na, geçim sıkıntısına düştüklerini, evlerinden çıkmalarının yasak olduğunu, bundan dolayı onları görmeye gelemediklerini nasıl anlatabilirdim?

Çok iyi bilirim, Faruk Serpil Parkının bakımlı gülleri, kendileri koklanılsın, sevgi dolu gözlerle hayranlıkla bakılsın diye, en güzel "Hıdrellez" sabahı açarlar. Bülbüller, serçeler de bu şenliğe katılır, insanların yaşam sevinçlerini doruk noktasına taşırlar, bu durumdan da müthiş keyif alırlar...

Şimdilerde yapayalnız olan bu güllere biraz yaklaştım, uzun uzun baktım.

Onların bu hüzünlü duruşlarına dayanamadım, gidip kırmızı bir gülü yanağından öptüm, kokladım ve kulağına şöyle  fısıldadım;

'Siz çok güzelsiniz, muhteşemsiniz, size küstüğümüz filân yok, şu zor günlerimiz bir geçsin hele, hepimiz sizlere koşa koşa geleceğiz. Çocuk sesleri yine sizin gül kokularınıza karışacak, parkta dolaşan evlilik çağına gelmiş kızlara, utangaç delikanlıların yerine hovarda Bülbüller lâf atacak, lütfen sizler de biraz sabredin, hepinizi çok seviyoruz!..

- Anlaştık mı?

- Anlaştık...

1399 kez okundu
Yazarn Dier Yazlar