Uğur TARIMAN
Tel Tel - 23 Ekim 2019
Tarih : 2019.10.23  09:22:01

KONU  AYNI, KİŞİ AYNI HABERİN BAŞLIĞI AYNI…

Hatta, konudaki bir iki kelime bile tee eskilerin aynısı… AKP Balıkesir vekili Dr. Canbey, Edremit’e gelmiş  ve Edremit için müjdeler takdim etmiş… İşte bu müjdelerden bir tanesi teee  Aydınlıoğlu döneminden kalma bir müjde….Temcit pilavı gibi duyarız bu  müjdeli haberi.

Yatak kapasitesi 225 olan yeni Edremit devlet hastanesinin kapasitesini 400’e çıkarttık. Arazinin etüd çalışmaları devam ediyor. Eskiden kalma bir cümle! Sanırsınız ki   MARSA 112 ACİL SERVİS göndereceğiz. Kaç yıl geçti aradan şarkısı gibi. Burhaniye devlet hastanesinin yenisi yapıldı neredeyse eskiyecek… CEKİ’ Mİ UNUTTUM CAK’IMI ALACAĞIMDAN ESKİSİNİN HÜKMÜ YOKTUR…

Ayrıca AKP vekili hazır gelmişken, Akçay-Çamlıbel arasına yapılması düşünülen ve projesi hazır olan

MENDİREK  ya da barınak sorulmalıydı.

Ayrıca, mevcut Güre Balıkçı barınağının perişan hali deşilmeliydi ve de, Güre’nin kanalizasyona bağlanması konusu fısıldanmalıydı.

Eee biraz da ucundan, EDİP ağadan kalma, kaç trilyon harcandığı onca sorgulamamıza rağmen açıklanmayan Akçay’ın şehir su şebekesi sorgulanmalıydı (haberi varsa)

Biraz da ucundan, Edremit’e yakışan bir otogar mesela.

Bir üniversite de konu edilebilirdi…

Biraz lüks olacak ama, Altınoluk’tan SARIKIZ TEPESİNE BİR TELEFERİK  falan felan !

Ne kadar sorarsan sor, ortaya düşer bir cek cak…

*********

BIRAKALIM ESTANEYİ, MESTANEYİ KAVURALIM KOBANİYİ ! Cigara paketlerinin tek tip olması konusu, sınır ötemizdeki  kargaşa varken, efkardan millet cigaraya sarılıyor… Mapushane kıyafeti gibi  tek tip de olsa bu millet, bu illeti kullanacaktır… Cigara konusu  bireysel bir konudur. Bireyin tercihidir… Üstüne üstlük bu  illetten alınan vergi, nice söküğü dikmemize vesile olmaktadır. Dere geçilirken beygir değiştirilmez denir. Kobani, mobani dururken cigaramın dumanı, yoktur yarin imanı hesabına gerek var mıydı?

**********

PINAR BAŞISu akar şakır şakır, ama bizim  barış pınarımızda mermiler uçuştu  çatır,çatır. Pınar başı deyince çok güzel eski bir türkü gelir aklıma..

Pınarbaşı  burma burma

Yaz gelince öter durna

Çayır da buldum seni

Ellere vermem seni

Kendime alsam seni

Sineme sarsam seni

Çıktım pınarın başına

El ettim durdu kuşuna

Aynam düştü yerlere

Tabiyatım kurusun

Bakarım güzellere

*********

ÖLÜR MÜSÜN, ÖLDÜRÜR MÜSÜN … “TAM BAĞIMSIZ  TÜRKİYE”  diyerek, CONİLERİ  sille tokat Dolmabahçe’den denize atmayı başaran Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının posterlerinin bulunduğu, Mamak, MUTLU, Eryaman ve Keçiören  dermek yöneticileri 3 gün  gözaltına alınmışlar. 3 gün sonra savcı, “fiili varlıklarının bulunmaması” gerekçesiyle serbest bırakmış ve tazminat haklarını saklı tutmuş… O gençler bugün yaşasaydı ve Dangalak Trump o hakaret içerikli mektubunu yazmış olsaydı, aynı yürekliliği gösterir ikinci tekmeyi vururlardı…

*********

SAKAL…Yakışanı var yakışmayanı var. Dizi oyuncularının neredeyse hepsi  şimdilerde  adına KİRLİ SAKAL ünvanı olan, tarzla yaşamaktalar… Bir de salya sümük olanları var, kendilerine DİN ADAMI  diyenler. 3 metreden yağ kokan sözde temizlik imandan gelir sözünü bile kirleten takım… Bazı bakanlarda sakala özendiler. Son trend BAHÇELİ  o da sakal bıraktı…

Sakal bırakayım belki sözüm dinlenir hesabından dolayımı acaba bu moda oldu… Zampara takımı ise buna gerdan fırçası derler…Hepsi bir alem….

Mesala bu konuda bazı güzel sözler vardır;

-Kızlar kirli sakal seviyor diye ortalığı el  KAİDEYE  çevirdiler

-Her sakallıyı deden sanma, kim vurduya gidersin

-Parasızlıktan kesmediğim sakalım gençlere imaj oldu.

-Sakalda, keramet olsa KEÇİ  ŞEYHLİK  ederdi

*******

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİ YER

“KALENİN İÇİ SAĞLAM OLMALI”

By; İ.BAŞBUG

Bizden not: Depreme de dayanıklı değil mi? Dask raporu falan.

………………………………………..

BİR  SORU… “Gürültülü komşuya ne yapabiliriz?” Dün bu konuda Hürriyet gazetesinde bir hukuk bilgi akışı vardı… Bir takım öneriler… Polis, zabıta, adliye falan  gibi haklar… Ev alma komşu al diye bunun için söylenmiş. En iyisi bizim gibi yapacaksın sallayacaksın obüsü  olsun bitsin…

********

120  SAAT dün akşam itibariyle finito… Atış serbest komutu  gelir mi gelmez mi? Her ne olursa olsun. TERÖR  bitecek mi? Ben hiç ama hiç ihtimal vermiyorum… Güneyimiz yani alt katımız kötü komşularla dolu… Kirasını başkaları ödediği için çıkmaya hiç niyetleri yok… Bundan kelli biz, şatafatı, savurganlığı, keyfi, vurgunu falan felan bırakıp, ağır sanayimizi kurmalıyız…

What can ı do ? diyerek kendimizi sorgulamalıyız… Ben ne yapmalıyım değil, ben tedbirimi aldım demeliyiz… Yani  bizim argo jargonumuzdaki söz gibi “ALİ CENGİZ OYLUNLARI DEVAM EDECEK”

*********

EL, TAŞ VE VATAN SEVGİSİ… Hani derler ya  “sen de elini taşın altına koy” diye… Çoğu kez bu söz havada kalmıştır, kalmaktadır, kalacaktır. Kimileri için yaşam sadece ve sadece paradır. Ne taş umurlarındadır, ne vatan… Ve bu kafada olanlar, kazandıkları paranın, servetin, bu  vatan toprağı üzerinde olan taşlar sayesinde kazanılmaktadır… Sen toprağına sahip çıkarsan toprak ana fazlasını verir…

Atatürk’ün, İngiliz Kralının ayağı tökezleyip, Dolmabahçe’de elini rıhtıma koyduğunda söylediği söz gibi.

Endişelenmeyin Ekselansları vatanımın toprağı elinizi kirletmez”… Bu söz size de yeter de artar bile.

********

ÇÜŞ

KÖPEK VE HOROZ DÖVÜŞÜ. Milyarlar havada uçuşuyormuş. Ankara’da bir iş merkezinin çatı katında elit! Kişilerde  bahis oynuyorlarmış. Polis enselemiş. Haberin içeriğini okudum, tüylerim diken diken değil insanlığımdan utandım. Burada tekrarlamaya  yüreğim elvermedi. Kökünden kazımalı ama kim kazıyacak. Bu konuya bile torpil bulunuyor olmalı ki iş merkezinin çatısında KÖPEK VE HOROZ DÖVÜŞÜ  yapılabiliyor… Göz yumanın da, yaptıranın da, bahis oynayanın da………….!!”

Not: Bir dövüşte 1.3 milyon dönüyormuş. Gerisini sen düşün pek sayın devletlüm. Hayvan hakları huuuuu!

*********

BÜYÜTEÇ

Geçtiğimiz gün de yazdım. Altınkum’daki  Antik çay bahçesi, kime nasip olacak? İhaleyle mi verilecek yoksa, git aç birader mi denilecek? Halkın namına sorduklarımıza bile yanıt verilmiyor ama “biz HALK  için varız” diyebiliyorlar…

……………………………………………….

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

Her insanın artık yeter dediği bir nokta vardır.

O, noktadan sonra ne hatır kalır, ne sabır.

UĞUR GÖKBULUT

 

95 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları