Uður TARIMAN
11 Ekim 2021 Pazartesi
Tarih : 2021.10.10  16:45:37

YIL 1971 

Yüksek GAZETECİLİK OKULU AKŞAM BÖLÜMÜNÜ

BİTİRDİĞİM YIL. Okul özel bir Yüksek okul idi. Akşam bölümü 3 yıl idi… Bu okulda kimler okumadı ki. Bizim dönemimizden bir yıl sonra Yüksek İKTİSAT VE Ticaret  Bölümü de açılmıştı…

Sayın Erdoğan bu okulda okumuş. Yani bir yerde mekteptaşız… Bizi okutanlar arasında ORD.PROF.DR. FAHRETTİN KERİM GÖKAY da vardı. İstanbul Vali ve Belediye Başkanlık görevini  de üstlenmişti… Ben bu okula girmeden önce ŞİŞLİ İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek okulunu bitirmiştim yedek subay kadrosu dolu olduğu için, boş geçmesin zamanım diyerek Yüksek gazeteciliği bitireyim dedim. Yani Sayın Erdoğan  ile aynı zamanda Meslektaş da sayılırız. Ben ekonomi sayfalarından çoğunu unuttum ama sayın Erdoğan  ben ekonomistim diyor demek ki bilgilerini unutmamış…

*********

ÖRNEK OLMAK

Olmak ya da olmamak yani. To be or not to be. Eğitim ailede başlar denir. Yani  aile büyükleri çocuklarına iyi örnek olurlarsa çocuklarda  o çizgide yürürler.

Biz liseye giderken her sınıf öğrencileri kendi aralarında  sınıf öğrencisini seçerlerdi. Bu arkadaş öğretmene ve idareye karşı ilk sorumlu olan öğrenci  anlamına gelirdi.

Gelelim sadede, geçtiğimiz günlerde  bu usul devam ediyor olmalı ki bir okulda, sınıf öğrenci seçimleri yapılmış. Seçilen öğrenci sevinç göstergesi olarak  sınıfta arkadaşlarına ÇAY  poşetleri   atmış.

Bunu duyan okul idaresi bu sınıf öğrencisine UYARI CEZASI VERMİŞ VE  tekrarında okuldan tart edileceği anlamında bir yazı verilmiş…

Çay atmak suç ise, Sayın Erdoğan bir çok yerde vatandaşlara otobüs üzerinden çay attı. Bu olayda aslına bakarsanız hakkın da soruşturma açılması gereken okul idaresi değil midir?

Bu tür bir eylemin  suç olduğunu belirtmek, Erdoğan’ın yaptığı hareketi eleştirme anlamına gelmiyor mu?... Ülke genelinde cami imamlarından bazıları dahil çok kamu görevlisi  MAGAZİNSEL  olmak sevdasına düştüler. Basında fotosu haberi çıksın  nasıl çıkarsa çıksın yeter ki çıksın…

********

MAHKEME KARARI

Ülkemizde  devasa Adliye sarayları yapıldı. Adaletimize yakışan şık binalar… İçi seni yakar dışı beni misali. Gazete haberlerinde adli vakaları okudukça bu şık binaların bünyesinde alınan kararların  hak hukuk bünyesini zedeleyici olanları çoğalmakta…

Birde mahkeme kararı doğru ya da yanlış bir karar vermiş olsa dahi bazı kamu kurumları bu kararları uygulamamakta israr ediyorlar. Hal böyle olunca ŞIK ADLİYE binalarına ne gerek var?

Son örneği İstanbul Büyükada’da eski Belediye yönetimi tarafından iskelenin üst katı 600 metre kare  yeri 2500 liraya bir  vakfa kiraya  vermiş… Zabıtalarına polis ile şiddet uygulatmış. Bu küçük bir örnek MAHKEME kararlarına karşı çıkmak. Ama burada sıkı durun mahkeme kararına karşı çıkan sadece  AKP  cenahı…

Evet, 84 milyonluk ülkenin ADALETİNİ serbest bırakın…Bu tür ve benzeri olaylarla çok yıprandı, yıpratılmaya devam ediliyor…

Dünya ülkelerinde ön planda olan ADALETİN tam bağımsızlığıdır. Bu nedenle ekonomileri de geriye değil hep ileri gidiyor… Bırakın Adaletin yakasını bakın ülkede neler düzelecek hep beraber görürüz.

AİHM karalarını bile tanıyor pozisyonunda olduğumuzdan, iç bünyemizde de böyle MAHKEME kararlarını elinin tersi ile iten kamu görevlileri orta yerde cirit atarlar…

********

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

Şansı açık olanın horozu da yumurtlar

NAPOLYON

……………………………………………………..

ŞAMAROĞLANI

TDK sözlüğünde, Hıncını aldığı, dövdüğü, çattığı, söylendiği kimse. Gelen vurdu giden vurdu da derler bazılarımız.

Başlıktaki kelimeyi bugün hem halka, hem bazı siyasetçilere  monte edebilirsiniz. Halk zaten ŞAMAROĞLANINA döndü, gelen vuruyor giden vuruyor. Özal bile ne demişti “benim halkım işini bilir” yani kendi başının çaresine bakar. Bugün aynı siyaset devam etmekte…

Ellerinde sadece karton pankart olan kadınlara bile COP kalkıyorsa bu görüş cuk oturmuş anlamına gelir değil mi ya. Hak aramak için halkın başvuracağı merci var mı? Yok. Belki sesimizi duyan olur  bağlamında beş on kişi bir araya gelip söylemde bulunmaları bile çok görülmekte. Yani ŞAMAROĞLANI  sıfatı verilmiş oluyor… Öğrencilerin talepler dikkate alınmıyor, dertleri dinlenmiyor, cop, biber gazı, yedikleri yetmiyormuş gibi teröristlikle suçlanıyor. Bu gençlerin arasına sızan terörist varsa onları ayıklamak devletin işi. Onları ayıklarsın geri kalan ÖĞRENCİLERDİR…

Bunun  dışında bir de dış siyasetimizde de bu tür bir yaklaşım orta yerde   durmuyor mu? Bir yanda KOVBOY,ö te yanda AJAN PUTİN

*********

SÖZ AĞIZDAN ÇIKAR

3600 EK GÖSTERGE. Her seçim öncesi yapılan mitinglerde, seçim sonrası ilk işimiz bu sorunu çözmek olacak dendi. Kaç yıl geçti aradan şarkısı gibi, binlerce insanın beklentileri ile alay edilmekte. İki gün önce önümüzdeki seçim dönemine bırakıldı… İnkar edecek yanları da yok. Anahaber bültenlerinde geriye dönük  görüntüler devamlı yayınlanmakta. İnkara yer yok yani. Hani bir söz vardır. Gece karanlığından şeytan, şeytanlığından utanır derler… Bu gösterge binlerce ailenin beklentisi…

Tok açın halinden anlamaz sözü ne kadar içeriği dolu bir söz değil mi?

*********

DSİ

Ben bu kurumu yazmaktan bıktım… Sağanak yağmurların elleri kulaklarındaymış. Kötülük sevmeyen bir yapım var ama,  öyle bir sağanak temenni ediyorum ki yağsın yağsın ve olacak  felaketler çerçevesinde savcılığa vereceğim onlarca yazımı dilekçe ekinde vereceğim.

Nedir bu Edremit düşmanlığınız anlamak mümkün değil… Edremit çaylarının bugünkü fotoğrafından suçlu ve sorumlu olan bu kurumu artık Allah’a havale ediyorum…

*********

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİ YER

“Mazota zam..!”

BY: GAZETELER

Bizden not:  NE GAM !

…………………………………………………….

ÇÜŞ

Kutuplaşma. Ülkemizde çok sık kullanılmaya başlanan bir cümlecik..

ANOT MU ?  KATOT MU?

********

BÜYÜTEÇ

Emniyet müdürümüz ayağının tozu ile acaba ne gibi saptamalarda bulundu merak ediyoruz. Halk en çok bunu soruyor. Azı ya da çoğu gibi çok azimli, yumuşak gözüken ama  görevinin hassasiyetlerine hakim  bir fizyonomisi

var… Halkın beklentileri elbette çok. Daha dün bir bugün  iki.

……………………………………………………..

SİGARALAR    ZAM

Aklıma bi şey takıldı. Hani şu bazı kuzey Avrupa ülkelerinin soyatlarındaki son üç harf. Son, Son, son  gibi. Bizim soyadlarımızın sonuna da  mesela   TARIMANZAM..V.S..

Verginin vergisini alan bir ülke olarak halkına en çok sevgi bağıyla bağlı olan ülke NOBELİ neden verilmiyor ben onu merak ediyorum…

………………………………………………………………

AKÇAY  EDREMİT ARASI

Ahan da yemin ediyom ben Cuma sabahı Akçay’dan gazeteme gelirken  yanımdan bir MERCEDES   TIR GEÇTİ  adam sanki tabakhaneye bok götürüyor. Fren yapması imkansız. Çanakkale köprüsü hizmete girmeden önce bir  KUPA  koyarak Çanakkale Edremit arasını en  erken gelen TIR’a GRAND PRİX KUPASI verilmesi REKLAMIMIZ OLUR, BELKİ SAĞDAN SOLDAN  turist gelir.

 

98 kez okundu
Yazarn Dier Yazlar