Uður TARIMAN
13 Ekim 2021 Çarşamba
Tarih : 2021.10.12  17:44:53

GADDARLIK

Bu kelimenin içeriğini deşecek olursanız her dakika bir gaddarlığı işleyen insanoğluna rastlarsınız, rastlarız… Gaddar… Yani hain… Yani acımasız. Yani, yani…

Aslına bakansanız ruhi bir hastalık. İşin dibinde psikopatlık ta yatmakta. Masum bir muhataba akıl almayacak işkence yapabilecek kadar insanlıktan çıkmanın taa kendisi yani.

Sadece insanın insana yaptığı gaddarlık değil. Mesela bir köpeği aracının tamponuna bağlayıp son sürat gaza basan sözde insan. İnsanlıktan çıkmış bir GADDAR yapı…

Mesela, her gün fakir fukara, herkesin sofrasında bulunan yumurta. Bu kuvvetli besini biz insanoğluna sunan TAVUKLARA  yapılan işkence hiç aklınıza geldi mi bilemem…

Çocukluğumuzda hep gezen tavuk yumurtası yerdik…Teknolojiyi bir canın katli için kullanmazlardı büyüklerimiz… Organik yumurta deniyor mesela. Bunlara kimyasal besin verilmez. Yani doğanın verdikleri yedirilir… İşte şimdi sıkı durun bir de KAFES  yumurtası var. Bu çeşit yumurtayı bize sunan tavukçuklara yapılan  bir GADDARLIK yani. Bir A4 BÜYÜKLÜĞÜNDE İKİ TAVUK. Kanatlarını dahi açamadan yaşatılmakta ve yumurtaları alınmakta. İşkence ile para kazanmak. Dünyada yasaklanması gereken bir  GADDARLIK   örneği. Tee 35 yıl önce Ortaköy’de bulunan PFİZER  Amerikan ilaç fabrikasında  Personel müdürü olarak çalışan arkadaşım ve aile dostuma sık sık uğrar çayını içerdim. Fabrikada konferans salonu vardı orada  tavuklardan daha çok yumurta sağlamanın çalışma projeksiyonlarını seyretmiştim. Bu kafes tavuklarının bulunduğu bölümün elektriklerinin şalteri şakadan indiriliyor ve bölüm zifiri karanlığı bürünüyor. Yarım saat sonradan  şalter şakadan kaldırılıyor bütün bölüm   pırıl pırıl güneşin en kızgın olduğu andaki aydınlığa kavuşuyor. Hayvancıklar sabah oldu diye yumurtlamaya başlıyorlar… İnsanoğlunun GADDARLIK  için bile uğraş veriyorlar. Modern fabrikalarda ilk çağ insanlarının gaddarlığı uygulanıyor yani. Yani yediğimiz yumurtalar;

Gezen tavuk yumurtası

Organik yumurta

Kafes yumurtası diye  sınıflara ayrılmış durumda…

Gaddarlık, bugün yaşamımızda,  sosyal hizmet yapar  görüntüsü ile de yapılagelmekte. Örneğin komşun açken sen tok yatma tembihatını bile hiçe sayarak, yapılan  hareketler gaddarlık değil midir?

Trilyonlarca  vergi kaçırmak için yurt dışına para kaçıranların deşifre olduğu günlerde  sokaklarda kağıt toplayarak nafakalarını çıkaranlara  POLİS  gücüyle engel olmak GADDARLIK değil midir?

Bakan bey, “bunlar ruhsatsız iş yapıyorlar, bunun için bunları topluyoruz” diyebilecek kadar ileri bir

Bilgi birikimine sahip… Oysa ülkemizde  ruhsatsız onlarca  icraat varken bu cümleyi kullanmak valla dahiyane bir  tutum… Yatlarla, traktörü ayrı kefeye koyup aynı ürünü mazotu farklı tarifelerden vermekte ha ruhsatlı ha ruhsatsız bir insaf ölçüsü değil midir? Türkiye’de inşaat yapıp, satanlar varken ruhsat  iskan almadan para kazananları yok mu? Onları da toplasana… Bu  konu ruhsat, vergisiz kazanç falan değil. Baktılar ki bu sokakta toplanan kağıtların kazanç  kapısı büyüdü açık göz bir yandaş oluşum bu işe el atmak istedi ve bu engelleme başladı… Eli kulağında aynı konu ama ürün başka. Mesela, PET ŞİŞELER, Plastik atık toplayıcıları da var aynı atık kağıt toplayanlar gibi. Şimdi bu ürüne de birileri saldıracaklar  göreceğiz… Türkiye’de ruhsatsız ticaret yapan binlerce insandan alışveriş yapmaktayız… Don, gömlek aldığımız tezgahların  ruhsatlarımı var. Hayır sadece belediyeye işgaliye ödemekteler… Çekin elinizi kağıt toplayıcılardan bakın önünüze…

Bu yazıyı, dünkü sayfamda duyurmuştum, sözümü tuttum yani.

************

ALAMANYA…

Sanayi devi olan bu ülke, açlıktan kırılıyormuş. Baksanıza,  350 milyar avro bütçe fazlası ve 42 bin avro kişi başına gelircikleri varmış. Su olmadığı için su yerine  EİN BİER  içiyorlar. Yahu nereden nereye geldi koca Alamanya. Sanayi devi ülke bir bardak BİER’e muhtaç olmuşlar…

**********

MAL BEYANI…

Yüreği delikanlıca kan pompalayan tüm kamu ve Belediye yönetiminde olanlar  ÇIKSIN ORTAYA ÜÇ GÖBEK ÖTEYE KADAR MAL BEYANINDA BULUNSUNLAR…Hadi çıkın meydane görek PEHLİVANLIĞINIZI… Huu delikanlılar…

*********

BÜYÜTEÇ

Edremit Belediyesi’nde  üst seviyede çalışan eski dostlarım var. Ama bunlarda ser veriyorlar, sır vermiyorlar. Ben bu dostları, bu dönemde kaç kere uyardım… Gün yaklaşıyor “ben seni uyarmıştım” deme günü yani….

……………………………………….

ÇÜŞ

Ormanlar yandı. Çam balı yok denebilecek hale geldi. Arılar yok oldu Arılar olmazsa dünyanın

sonu demektir… Arı beyni kadar beyinleri olmayanların  cehaleti ile haşir neşir olmaktayız…

Arıların yaşamlarını inceleyip bunlar minik bedenleriyle bu zenginliği yakalayabiliyorlar diye merak etmeyecek kadar beyinsizler. Arılardaki beyin sizde olsa, bu komik durumlara düşmezdiniz. Her kovanın bir kraliçesi var, işler nasıl yönetiyor inceleyip görün birader.

***********

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİ YER

“Adana cezaevi ihalesinde usulsüzlük”

By: gazeteler

Bizden not: Yahu bir tanede usulsüzlük olmayan bir kamu  inşaatı gösterin, dişimi kırayım…!

…………………………………………….

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin

DEYİM.

************

GOGIL  EMMİ…

Bu emmi her ne kadar ülküdaşımız, kan bağımlısı olmadığımız bir EMMİ ise de, hakkımızda bizden çok bizi biliyor be birader. Yedi ceddimizi sorsak şakadan cevabı yapıştırıyor… Ne sorarsan sor konu, monu hiç önemli değil…

-Hak sor yanıtı veriyor

-Adalet sor yanıtı var

Hukuk sor yanıtı var

-Ekonomi sor yanıtı var

-Seks sor yanıtı var

-Ziraat sor yanıtı var

-Sağlık sor yanıtı var.

-Spor sor yanıtı var.

-Pazarlama sistemi sor yanıt var.

-Silah çeşitleri, fiyatlarını sor  yanıt var.

Var  oğlu var yani. Eeee hal böyle olunca ÜNİVERSİTELERE  ne gerek var birader. Her ev bir bilgisayar dağıt, daha karlı çıkarsın .Onca prof. öğretim üyesi, makam araçları, elektrik parası, müstahdem parası falan felan ne gerek var yahu… Bütün üniversite binalarını dağıt evsiz barksızlara  o kadar basit yani. Zaten yarım yamalak bir eğitim var. Hiç olmazsa GOGIL EMMİ  dünya literatüründe yetişmiş ilim, bilim ne ararsan hepsi  GOGIL  emminin emrinde… Hem sudan ucuz hatta beleş bile denebilecek bir eğitim sistemi…

********

47  BİN LİRAYA KENEF

KOSGEP  denilen kamu kurumu binasını restore ettiriyormuş. Bu bağlamda keneflere 47 bin lira değerinde KLOZETLER  konuyormuş. Bu klozetler kokuyu anında yok ediyormuş. Bu modernize edilen klozetlere  Japonlar bir teknik aparat da koymuşlar. Bir düğmeye basıyormuşun  bir kol çıkıp kıçınızı siliyormuş… KOKU… Pis koku… Tıpkı icraatlardaki pis kokular misali. Koku  çıkmasın yen içinde kalsın hesabı… Baban çarık giyerdi punları unuttinmu DİYE BİR KARADENİZ TÜRKÜSÜ VARDI YA  SANKİ BUNLARA HİTABEN YAZILMIŞ GİBİ…

Bu kenef bahsi geçince tee 30 yıl öncesinde bir anım aklıma geldi. İstanbul’da, Taksim meydanında 4 yıldızlı bir otelin Genel müdür yardımcısı çok sevdiğimi bir arkadaşımdı. Bir akşam birer kadeh bi şey içerken “Yahu UĞUR valla usandım bu ARAP  müşterilerden yahu  her odamızda klozetin yanında bulunan BİDE’lerin içinde domat hıyar yıkıyorlar, BİDE’nin ne olduğunu bilmiyorlar ama bara indiğinde viski siparişi verirken markayı söylemesini biliyorlar” demişti…

61 kez okundu
Yazarn Dier Yazlar