DEPREM GERÇEĞİ
Tarih : 2020.11.03  17:25:14

"DEPREM GERÇEĞİ"

 

Ölümlere ve yaralanmalara sebep olan her depremin 10 saniye öncesi, bütün insanlar yaşadığı yerlerde günlük rutin işleri ile uğraşırken; yemek yerken, banyo yaparken, uyurken, çalışırken, doktor ameliyat yaparken, şoför araç kullanırken, öğrenciler ders çalışırken, itfaiye aracı yangına giderken, depreme yakalanıyor ve yaklaşık 1 dakika sonra yaşam dahil herşey birdenbire yok olup, karanlığa bürünüyor...

İşte "Deprem"in acı gerçeği ve özeti budur!

Depremler; İnsanoğlunun halen en sık karşılaştığı ve en yıkıcı felaketlerden birinci sırada gelenidir. Son bir yıl içinde dünyada meydana gelen felaketlerde ölen 4.180.000 kişiden % 50’si depremler sonucunda hayatını kaybetmiştir. Yeryüzünün 35-40 Km. Altına kadar uzanan yerkabuğu sürekli hareket halinde olduğundan dolayı kıtalar birbirlerine yaklaşıp, yaslanmaktadır. Bu yaslanma esnasında oluşan basınç sebebiyle yerkabuğu kırılmakta ve açığa çıkan enerji depremlere sebep olmaktadır.

Her Deprem’den sonra insanların sosyal medyada ‘’Fena sallandık, çok sallandık’’ gibi söylemleri, sosyal medya paylaşımları, malesef bir şeyleri geri getirmiyor, bir şeyleri çözmüyor...

Ülke olarak başımızdan o kadar acı "DEPREM" felâketi geçmesine, o kadar insanımız ölmesine rağmen, Depreme karşı niçin hazırlıklı olmuyoruz, neden tedbirimizi almıyoruz, anlaşılır gibi değil?

Biz bir Deprem Ülkesiyiz.

Önce bunu peşinen kabul edelim.

Özellikle de; yaşadığımız Edremit Körfezi coğrafyası 1.Derece deprem bölgesidir. 

Daha birkaç yıl önce yaşanan Ayvacık ve Midilli açıklarında olan şiddetli depremler ve bugün yaşanan 6.6 şiddetindeki İzmir depremi bunun en somut örneklerindendir.

Bizler, bu ‘’Deprem’’ gerçeği kabul ederek ve önlemlerimizi alarak yaşamak zorundayız. Başka bir yerlere gidecek, göç edecek, taşınacak ne hâlimiz var, ne de olanağımız...

Ülkemiz insanlarının, Deprem olduktan sonra telefon, televizyon veya sosyal medya üzerinden ‘’Fena sallandık, bu seferki çok şiddetliydi ‘’ gibi paylaşımlarla veya yetkililerin, ilgililerin; ‘’Bütün yaralar en kısa zamanda sarılacaktır’’gibi beyanları, taziye bildirileri, bu acılara derman, sorunlara çözüm olmadığını artık anlamak gerekiyor.

Böyle konuşmalar yerine, iş işten geçmeden ve büyük bir deprem felâketi başımıza gelmeden, hem bireysel hem toplumsal, hem de kurumsal olarak çok acil önlemleri hemen almak mecburiyetindeyiz.

Peki ; Depreme karşı bizlerin, kurumların almak zorunda olduğü önlemler, tedbirler nelerdir?

Depreme engel olamayız ama, depremin zararlarını en aza indirmek için gerekli olan tüm önlemleri kesinlikle alabiliriz;

- Önce yerleşim bölgeleri titizlikle belirlenmeli, İmar plânında konuta ayrılmış yerler dışındaki yerlere ev ve bina yapılmamalıdır.

- Büyük binalar betonarme, sağlam yapılmalıdır.

Binaların yapımında depreme karşı sağlam ve  kaliteli malzeme kullanılmalıdır.

-Mevcut binaların dayanıklılığı arttırılmalıdır.

Yapılar yapım sırasında denetlenmeli ve kaçak yapılaşmaya izin verilmemelidir.

- Evlerdeki banyo ve mutfak dolapların kapaklarına sürgü takılmalı, odalardaki dolap, raf ve benzeri duvara monte edilip sabitlenmelidir.

Deprem öncesi alınması gereken önlemler, tedbirler nelerdir?

- Zemin araştırması yapılmalı ve yerleşim birimleri depreme dayanıklı olan sağlam zeminler üzerine kurulmalıdır. Gevşek yapılı,  içinde su bulunduran verimli araziye kesinlikle konut yapılmamalıdır.

- Depremin sık görüldüğü kuşaklarda zorunlu olmadıkça evler ve sanayi tesisleri kurulmamalı barajlar yapılmamalıdır. 

Ayrıca petrol ve doğalgaz boru hatları ana ulaşım yolları ve tüneller zorunlu olmadıkça fay hatları üzerinden geçirilmemelidir. Geçirilmesi zorunlu olduğu hallerde ise gerekli teknik önlemler alınmalıdır.

- Binalar yapılırken inşaat tekniklerine uyulmalı demir ve çimento gibi malzemeler gereğinden az kullanılmamalıdır. Aksi takdirde deprem sonucu can ve mal kaybı çok fazla olacaktır.

- Ahşap yapılarda dikmeler ve çapraz ağaçlar eklentisiz olmalı bunlar birbirine sağlam olarak bağlanmalıdır.

- Halk deprem konusunda eğitilmeli, deprem öncesinde deprem sırasında ve deprem sonrasında nelerin yapılacağı konusunda bilgilendirilmelidir. 

- Deprem bölgesinde yaşayan insanların  evlerinde birer deprem çantası olmalıdır. Deprem çantasında; el feneri, düdük, pilli radyo çekiç, plastik şişede su, bir miktar yiyecek, ilk yardım malzemeleri, sağlam ayakkabı, ip ve battaniye bulunmalıdır.

Yaşanan "İzmir Depremi"nde hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifalar diliyorum.

Geçmiş olsun İzmir'im, 

Geçmiş olsun Türkiye'm...

1880 kez okundu
Yazarn Dier Yazlar