Uğur TARIMAN
TEL TEL - 1 Ağustos 2019
Tarih : 2019.08.01  09:53:30

AKÇAY’DA OLASI BİR  OLAYI ŞİMDİDEN YETKİLİ VE DE İLGİLİLERE TAKDİM EDİYORUM…

Akçay, karakolunun önünde bulunan, Emniyet taksi durağı yetkilileri araç sayısını yükseltmek adına

alan genişliğine gitme hazırlığında. Diğer esnaf  imza toplayarak bu alan genişletmeye karşı çıkma hazırlığında. Başvurdukları bazı merciler, topu Edremit Belediyesi  FEN İŞLERİNE  atıyorlarmış.

Evet, bakalım bu işin son mercii neresi… Olası bir olayı şimdiden takdim ediyorum, efem… Olası bir olaydan, kim/kimlerin sorumlu olduğunu o zaman anlarız.

********

BİR FESTİVAL VE  POLİS HALK ÇATIŞMASI… Bilmem ne festivali yapılmış. 4 gün önce Turban’da. Polis ve halk arasında önce sözlü sonra  evet sonra. Kaç yaralı var, kaç polisi darbe almış, sebebi neydi?

Ne yazık ki bizim, Edremit’te ajans bire indi. Eskiden  AA da vardı, Doğan Haber Ajansı vardı... İHA  kaldı ayakta ama o da, YANDAŞ MEDYA grubuna dahil olduğu için, methiyeler düzeyindeki haberlere gidiyorlar.

Edremit Emniyeti, günlük bülten yayınlasa ne gibi negatif tarafı var bilemiyorum. Haber alma özgürlüğü aslında burada bile kendini gösteriyor…

********

KABADAYILIĞIN ALTINDA  CEHALET YATAR… Kültürlü insanların kabadayı olduğunu gördünüz mü/ Kültürlü insanların, BABA’LIĞA soyunduğunu işittiniz mi?

Cehaletin gözü karadır. Bazılarında tavuk karası vardır. Cehalet sadece ben der, biz onları ilgilendirmez… Ve ne yazık ki, Akçay, cehaletin kol gezdiği bir yaşam beldesi haline geldi. Tehlike çanları çalıyor. İsteyen tedbir alır isteyen almaz…

Her bir melanetin altında cehalet yatar diye boşuna yıllardır yazmıyorum. Yaygın basının 3 no’lu sayfalarındaki vahşice işlenen suçların altında hep bu cehalet sınıfı yatmaktadır…

Terör sınıfının beyni de cehalet mikrobuyla doludur…

68  kuşağı olarak, eski  BABALARI  anımsıyorum. Onlar,  kendi aralarında kavga ederlerdi. Bölgesel bir çatışmaydı. Sektörel bir kavgaydı. Mesela Ankara‘da  İNCİ BABA  vardı. Babaydı ama her CUMA  günü aynı caminin önünde, hem yiyecek hem adamlarına tespit ettirdiği ihtiyaç sahiplerine  zarf dağıttırırdı… Demek ki cehalette çağ atlıyor ve bugünkü rezaletin  tavan yapması, toplu soygun toplumun tümüne  zarar vermenin dayanılmaz keyfi…

TV’lerin de bu,  cehalete çanak tutması cabasıdır… Cahil beyin ekranda gördükleri dizi ya filmlerden kopyalama yaparak, kestirme yoldan zengin olmak, kestirme yoldan seks dünyasına atılma adına yapmadıkları melanet kalmamaktadır. Dizilerin yüzde  95’inde SİLAH  başroldedir.

İstanbul’un taşı toprağı altın diye diye, İstanbul’un taşı toprağı, eşkiya  HALİNE DÖNÜŞTÜ…

Geçtiğimiz aylarda da birkaç kez yazmıştım. Edremit’te şöyle sıkı yönetim falan gibi bir uygulama  yapılsa. Bir tugayı doyuracak yoğunlukta ruhsatsız silah çıkar… Hemi de envai çeşidi…

10 yıl önce, gazete olarak Altınoluk’ta çocuklara yönelik bir etkinlik yapmıştık. Zafer Kılıç kardeşimle birlikte oyuncak tabanca ve tüfeklerini getiren  çocuklara başka oyuncak dağıtmıştık. Yani takas. Ve bugün halimiz… İçişleri Bakanlığı siyaset yapma yerine toplumun bugünkü haline mercek altına almak mecburiyetiyle kurulmuş, bir  bakanlıktır… Durum vahim beyler  vahim! Bakanlık sadece  yaygın basının 3 no’lu sayfa haberlerini okusun yeter…

******

KAZDAĞLARI… Altın arama falan. Enerji Bakanlığı  Kazdağları’na zarar verecek hiçbir kazı yoktur. Bu dağın 40 km. ötesinde Kirazlı’da altın aranmaktadır diyor. Sökülen ağaçların yerine yenisi dikilecek diyor ve sökülen ağaçların 195 bin adet olduğunu açıklıyor. 195 bin…

Hadi bu altın arama, TAŞ OCAĞI KONUSUNA  pek bilmiş  bakanlık bir kelime bile etmemiş. Marmaris’te saray için yapılmakta olan yazlık sarayın inşası için koskoca bir koyda ağaç kalmadı. AKP  iktidarı ne yazık ki yeşil düşmanı görüntüsü vermekte… Edremit’te, KAZDAĞI AŞIKLISI BİR  Edremit’li olan AKIN ANDIÇ,  iki ay önce FATİH PORTAKAL’a gönderdiği uyarı mektubunu, PORTAKAL da es geçmedi ve yayınladı. Akın kardeşim iki yıldır yırtınıyor. Enerji Bakanlığı, Orman Bakanlığı  bu zahmet adamlarını Akın’a göndersinler, o tek tek kelaynak kuşuna dönüşen KAZDAĞLARINI GÖSTERSİN…

*********

EKONOMİ… Hürriyet Gazetesi’nin iç sayfalarını okuduğunuzda, “yahu neden bizim içimizde bu çekememezlik var, bak ekonomimiz günlük gülistanlık, yatırım üzerine yatırım  yapılıyor “falan felan… Eee bu durumda valla Avrupa ülkelerinin en kralıyla boy ölçüşürüz diyeceğiniz geliyor. Eee elbet bu tür haberler yayınlanıyor. Bu basının bir çalımıdır. O haberler bedava yayınlanmıyor. Her gün 8/9 haber gelsin ,”bu bir reklamdır”   uyarısız, faturasız açıktan alınan çorba karşılığıdır. Yemezler canikom… Biz hala tünelin ucundaki ışığı görememiş olanlar olarak, bu tatlı haberleri yemeyiz. Halk cebindeki paranın alım gücüyle ölçer. Her ne kadar ekonomist olmasalar da, onlar birer pratisyen ekonomistlerdir.

********

CHP’Lİ BAŞKANLAR… Tam, CHP işte bu, işte çağ atlayan bir konuma geldi derken Belediye başkanlarının abuk sabuk işleri , gazete manşetlerine çıktı. Hatta SÖZCÜ GAZETESİ  bile baş sayfadan koca koca puntolarla yayınlamaya başladı. Belediye başkanları kendi partisinin topuğuna sıkıyorlar.

Genel merkezin bu konudaki yetkilerinin prosedürünü bilmiyorum ama, bu tutumlar partiye büyük zarar vereceği kesindir. Yandaş medya ve AKP’li siyasilere çok iyi malzeme olmaya başladılar, bile. Hürriyet gazetesinde Ahmet Hakan,  atışa başladı bile. Bu kargaşa, başkanların eş, dost, akrabaları belediye şirketlerinin tepe yerlerine yerleştirmeleri sonucu ortaya çıktı. Birde madalyonun  tersi var. SEÇİM ÖNCESİ,  adayın eteğine yapışan, sokaklarda alkış amigoluğu yapan, elini CEBİNE ATANLAR DAHİL DEĞİL. Genel merkezin bu noktaya da eğilmesi gerekiyor. Liyakat diye yırtınan Kılıçdaroğlu bugünlerde zor anlar geçirmekte. Badanacıdan müdür, emlakçıdan müdür v.s gibi yerleştirmeler yaparsan, bir gün gelir halkta iyi bir yerleştirme yapar.

*********

HAVRAN MÜFTÜ VE İMAMI… Ahmet Hakan’a kadar ulaşan bir çirkinlik abidesi gibi sözde din adamları. Bir din adamının ağzına yakışmayan cümleler… Diyanet bey kardeşim siz ne için o koltukta oturuyorsunuz? Diye soracağım ama kendi kendime kızıyorum. İşgal ediyorsunuz kardeşim. Bademlemecilere ses çıkarma, anasının dizinden tahrik olunura ses çıkarma. Kurşun kalem açacağı yasaklansın tahrik unsurudur diyene ses çıkarma, sonra Diyanetimizin başında otur.

Hadi bakalım HAVRAN Müftüsü ve imamı hakkında ne yapacaksın?

********

KONUŞMAK ÜZERİNE. Hep  konuşursan, konuşulanı duyamazsın. Reşit bir söyle iki işit DEYİ BİR SÖZ VARDIR. Edremit‘te bu durum çok yaygındır. Karşısındakinin fikri dinlenmez, hep konuşurlar. Hep koşunlara, çok bilmiş derler. Yahu argo jargonunda bir  söylem vardır ”YAHU SUSTA MOTORUN SOĞUSUN” Yani zeytin yağı gibi üste çıkmak…

*******

BÜYÜTEÇ

Edremit Emniyeti ve Edremit belediyesi birlikte

Halka ANTİDEPRASAN  dağıtsalar diyorum.

…………………………………

DÜŞÜNCENİN BİTTİĞİ YER

TURİST İSTEMİYORLAR. DATÇA  belediyesi “bayramda yer yok gelmeyin” diye bir duyum yayınlamış.

Bendeniz cennet mekan kuşu da aynı gün Akçay için aynı cümleyi bu köşeden yazmıştım… Bayramda kapalıyız diye bir girişe levha. Kalbim temiz be ya!

…………………………………………

ÇÜŞ

Faiz indirimlerini  bu hafta göreceğiz, diyor Albayrak.

VAİZ  gibi konuşmuş valla.

…………………………..

KULAĞINIZDA KÜPE OLSUN

S-400’ün fendi, F-35’i yendi…

Ülkeler arası  söylem.

 

283 kez okundu
Yazarın Diğer Yazıları